Aklı kuvvetlendirmek

Rivayete göre Yıldırım Beyazıdın babası tarafından Bursa’da başlanmış olan Ulu Cami’nin inşaatını tamamlamaya çalışırken inşaatın ortasında fakir bir kadına ait olan bir evi satın almak istediğinde sahibi evi satmadığı gibi, ikna etmek de mümkün olmamış.

Bir süre sonra kadıncağız vefat etmiş. Araştırma neticesinde varisi çıkmadığından ev yıktırılıp yerine Ulu Cami ortasındaki havuz yaptırılmış. (Osmanlı Fıkraları, çamlıca Basım Yayın)

En güzel numune

Allahü Teala buyurdu ki: „İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe ümit besler olup da, Allah’ı çokca zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resulullah’ta güzel bir numune vardır.“ (Ahzab, 21)

 

Bu ayet-i kerime şöyle tefsir ediliyor: „Bu ayet Resulullah’ın yalnız sözlerine değil, fiilleri ve halleriyle de kendisine uyulması icab ettiğini beyan ediyor. Yani Resulullah din ve ahlakın nazariyyatını tebliğ ile kalmamış; her zaman fiiliyyat ve tatbikatyla ve bütün incelikleriyle, kendisinde müşahhas olarak, güzel imtisal numunesi vermiştir. Siret-i Muhammediyye’de insanlıık alemi için her nokta-ı nazardan pek güzel numune vardır.“

Allah'ı Unutmayanı Allah Unutmaz

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir fakir sahabiye sadaka gönderdi ve götüren zata da, "Söylediklerini ezberle." buyurdu. Sadakayı alan:

 

"Allah'a hamd olsun ki kendini zikredeni unutmadı ve kendisine şükredeni terk etmedi. Allah'ım beni unutmadığın gibi beni de seni unutmayan kullarından eyle." diye dua etti.

Kimse Nerede Öleceğini Bilmez

Mirzazade Salim Efendi, şuara tezkiresinde "Siyahi" mahlasını kullanan Dolmabahçeli Ahmed Efendi isimli bir şairden bahsederken şu hadiseyi nakleder:

 

Şair Ahmed Efendi'nin hamisi isimli Kılıç Ali Paşa Trabzon valisi olmuş, memuriyetine "ateş kayığı" denilen (zamanımızın takaları) gemi ile hareket etmiş, şairi de maiyetinde götürüyormuş. Ağva açıklarında fırtınaya tutulmuşlar, binbir müşkilatla karaya çıkmışlar, hava müsait oluncaya kadar orada cadır kurup konaklamışlar.

 

Şair birkaç arkadaşıyla etrafta dolaşırken, ıssız kırda birkaç mezar görmüş ve latife yollu "Biçareler; Şile kasabası buraya uzak değil, biraz dişinizi sıkıp bir şenlikli yere düşemediniz mi?" demiş.

 

Fakat cadırına döner dönmez hastalanmış ve o gece ölmüş, yol arkadaşları tarafından o ıssız kırdaki mezarların yanına gömülmüş.

« Önceki Sayfa |1 / 16 |