Bilmediğine Bilmiyorum Demek
Bir insan için bütün ilimleri bilmek imkansızdır. İş böyle olunca bazı şeyleri bilmemek bir eksiklik değildir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde "Kendine bir meseleden sorulup da bilmediği halde fetva veren kimse hem sapık hem de saptırandır." buyurumuşlardır. Hz. Ali (k.v.): "Size bir şey sorulup da bilemediğiniz zaman 'Bilmiyorum, Allah bilir.' cevabını vermeniz kalb ve vicdana ne kadar hoş gelir. Zaten alim; bilmediklerinin bildiklerinden çok olduğunu bilendir". İbn-i Abbas (r.a.): „ Bilmiyorum demeyi terk eden alim, belasını bulmuş demektir.“ Bazı hikmet ehli: "Bilmiyorum diyen, noksanını bilip çalışa çalışa alim olur, fakat bilmediği halde biliyorum davasında bulunan, felaket çukuruna düşer." der. Zaten bir kimsenin, alimlerin sayılılarından bile olsa bilmediğini öğrenmekten yüz çevirip omuz silkmesi doğru değildir. Hz. İsa (a.s.) "Ey ilim sahibi! Bu kadar ilminle beraber daha bilmediklerini de öğren. Ve bildiklerini bilmeyenlere durmadan öğret." buyurmuşlardır. Bilmediği şeyler hakkında bilenler gibi konuşmaktan kaçınmak bir nevi ilimdir. Anlamadığın bir şey hakkında fikir yürütmen cahilliğini isbat için büyük delildir.